Bankanın İflası Halinde
 Mevduatın Hukuksal Akibeti

Legal Consequences of Deposits in Case of Bankruptcy of a Bank

Ünal SOMUNCUOĞLU

Bir bankanın iflası halinde, bankaya yatırılan mevduatın, ne tür bir mevduat olduğu tespit edilmelidir. Zira mevduatın türüne göre, uygulanacak hukuksal hükümler farklılık arz eder. Bu itibarla, mevduatın türüne göre, ödünç veya saklama hükümlerinden hangisinin hangi tür mevduata uygulanacağının bilinmesi gerekir. Bu tespit yapılmadan, hangi tür mevduatın banka mülkiyetinde, hangi türünün banka mal varlığı dışında olduğu saptanamaz ve iflas masasına dahil edilecek banka varlığı sağlıklı olarak tespit edilemez.

Bankanın İflası, Mevduat, İvazlı Mevduat, İvazsız Mevduat, Ödünç, Saklama, Karz Akdi, Usulsüz Tevdi, Tüketim Ödüncü.

In case of a bank’s bankruptcy, type of the deposit in the bank should be determined. Because legal provisions to be applied differs by the type of deposit. In this respect, according to the deposit type it should be known which one of the provisions, BORROWED or RESERVATION, will be applied for which deposit. Without making this determination It cannot be determined which deposit is under possession of bank and which deposit is outside the possession of the bank and the bank assets which would be included in the bankrupt’s estate cannot be determined successfully.

Bankruptcy of Bank, Deposit, Forward Account, Checking Account, Borrowed, Reservation, Loan Agreement, Irregular Lodgment, Consumer Loan.

I. Giriş

Bu yazımızda konu ettiğimiz husus, bir bankanın iflası halinde, banka nezdinde açılmış bulunan mevduatın müflisin iflas masasına girip, girmeyeceği sorunudur. Bir başka deyişle, mevduat sahibi, bankaya yatırdığı parayı iflas masasından garameten mi tahsil edecek? Yoksa, mevduat alacağının, iflas masasına dahil edilmeden, doğrudan ve aynen kendisine ödenmesini mi talep edebilecektir?

Bu incelememize, evvelemirde, mevduat kavramının tanımı ile başlayalım.

- 5411 sayılı Bankacılık Kanununun “Tanımlar ve kısaltmalar” matlablı 3’üncü maddesindeki tanıma göre mevduat; “Yazılı ya da sözlü olarak veya herhangi bir şekilde halka duyurulmak suretiyle ivazsız veya bir ivaz karşılığında, istendiğinde ya da belli bir vadede geri ödenmek üzere kabul edilen para”dır. Yani, bu tanıma göre, iki türlü mevduat vardır. Birincisi, ivazlı mevduat; diğeri ivazsız mevduattır. Daha açıkça ifade etmek gerekirse, mevduat, karşılığında bir faiz elde etmek için bankaya yatırılmışsa, ivazlı mevduat; sadece paranın güvenli bir yerde muhafazası için ve faiz talep etmeden yatırılmışsa, ivazsız mevduat olarak kabul edilecektir.

II. Mevduatın Hukuki Niteliği

Bankaya mevduat olarak yatırılan paraların hukuki niteliği tartışmalıdır. Paranın muhafaza için yatırıldığı sonucuna varılırsa -özellikle ismi üzerinde durulursa - o takdirde vedia hükümleri uygulanacak - mevduat TBK’nın 570’inci maddesinde öngörülen usulsüz tevdi - misli şeylerin saklanması- hükümlerine tabi olacaktır. Usulsüz tevdide, muhafaza için verilen meblağın aynen değil; fakat mislen iadesi söz konusudur. Ancak, paranın bankaya muhafaza için yatırıldığının kabulü halinde, bankanın paraya faiz ödemesi değil; tam aksine TBK’nın 561’inci maddesinin ikinci fıkrasına göre, bu gibi hallerde bir ücret ödenmesi gerekeceğinden, müşteriden, muhafaza hizmetinin karşılığında bir ücret talep hakkı doğacaktır. Bankaya yatırılan parayı bankaların işletmeleri ve bazı mevduatın vadeli olması ve özellikle faiz oranlarının yüksekliği nedeniyle, mevduata karz akdi hükümlerinin uygulanması düşünülebilir. Ancak, mevduat yapmanın amacının, genelde tek başına bankaya faiz karşılığında ödünç para verme olduğu da söylenemez. Karz akdinin bir nevi kredi sözleşmesi oluşturması, bankalarda mevduat faizleri ile kredi faizlerinin farklı bulunması, mevduat yapmada paranın muhafazasının da öngörülmesi, burada tek başına karz akdinin varlığını ileri sürmede tartışma yaratacaktır. Mevduat yatırma, ağırlıklı olarak esas itibarıyla belli oranda faiz elde etme amacına yöneldiği için, karz akdine daha çok yaklaşan, ancak güvenilir bir kurumda parayı muhafaza etme fikri ile vedia akdini hatırlatan sui generis bir akit tipidir. Mevduata uygulanacak hükümler, ancak kıyas yoluyla ve niteliğine uygun düştüğü ölçüde karz akdi hükümleri ve istisnai hallerde vedia akdi hükümleri olacaktır (Prof. Dr. Seza REİSOGLU, Bankacılık Kanunu Şerhi, 2. baskı, Ankara 2015, s. 267-268).

;