ABD Vergi Mahkemelerinin Ekonomik
 İçerik Doktrinine Metodik Yaklaşımı ve 
John Hancock Davası

The Methodic Approach of the United States Courts of Tax for
 Economic Substance Doctrine and John Hancock Case

Ercan SARICAOĞLU

ABD Vergi Hukuku’nda, Türk Vergi Hukuku’nda var olan “ekonomik yaklaşım” ve “peçeleme” kavramlarının benzer teorik temellerini ihtiva eden “Economic Substance Doctrine” kabul görmektedir. ABD vergi mahkemelerinde, bu doktrinin uygulanma sürecinde metodik olarak iki farklı test ön plana çıkar. Mahkemelerin gerekçeli kararlarında, “Objective Inquiry” ve “Subjective Inquiry” başlıkları altında farklı iki açıdan, olay örgüsüne dair değerlendirmelerde bulunulduğu ve birtakım sonuçlar elde edildiği görülebilmektedir. Çalışmamızda ABD Vergi Mahkemesi tarafından 2013 yılında verilen John Hancock kararı çerçevesinde ekonomik içerik doktrininin ele alınışı ve mahkeme tarafından “Objective Inquiry” ve “Subjective Inquiry” metodik kullanımının somut kriterler yoluyla nasıl uygulandığı, bir mahkeme kararı örneği üzerinden ifade edilmeye çalışılacaktır.

Economic Substance, Vergi Mahkemesi, Objective Inquiry, Subjective Inquiry.

In the US Tax Law, the “Economic Substance Doctrine”, which contains similar theoretical bases of concepts such as “economic approach” and “peçeleme” in Turkish Tax Law, is accepted. In the US tax courts, two doctrinal test methods are in place during the implementation of this doctrine. It can be seen that in the justified decisions of the courts, evaluations were made in two different perspectives under the headings of “Objective Inquiry” and “Subjective Inquiry”, and some concrete results were obtained. In our work, we will try to express a court case in which the economic content doctrine is handled and the methodical use of the “Object Inquiry” and “Subject Inquiry” is applied through concrete criteria, within the framework of John Hancock’s decision in 2013 by the US Tax Court.

Economic Substance, Tax Court, Objective Inquiry, Subjective Inquiry.

A. Giriş

Hukuk normlarının yorumunda yorum yöntemleri noktasında farklı yaklaşımların gerekli olup olmadığı tartışmalıdır. Ancak verginin niteliğine ve vergi hukukunun yapısına bağlı olarak, vergi hukukunda yoruma ilişkin özellikli durumlardan söz etmek mümkündür. Zira yorum, her bir hukuk dalında farklı ele alınması gereken ve her hukuk dalında ayrı özellikleri bulunabilen bir konudur. 19. yüzyılda Savigny’nin çalışması odak alınarak ele alınan klasik yorum yöntemleri1 bu halde vergi hukukunda farklı uygulamalara neden olabilmektedir.

Bu doğrultuda vergi kanunlarının uygulanma sürecinde yoruma önemli misyonlar yüklenildiği ifade edilebilir. Vergiden kaçınma ve vergi kanunlarının içerik sorunu, vergi kanunlarını uygulayan vergi idarelerine ve vergi uyuşmazlıklarını çözen yargı organlarına her ülkede böyle bir işlev sunabilmektedir. Esasen vergi alma konusunda devlet iktidarının keskin çizgilerini belirleyen ve bu konuda sorunlu geçen bir tarihin ürünü olan verginin kanuniliği ilkesi, vergi kanunlarının yorumuna dair sert sınırları ortaya koyar. Ancak vergi hukukunda, özellikle şu üç sorun güncelliğini hiçbir zaman kaybetmemektedir.

- Vergi kanunları amaçsal yorum yoluyla ya da kıyas kullanılarak dar veya geniş şekillerde yorumlanabilir mi?

- Vergi kanunlarının ele aldığı bir işlemin hukuki biçimine mi, gerçek içeriğine mi öncelik tanınır?

;