Sigortalının Sigortacının Rücu Haklarını Koruma Yükümlülüğüne İlişkin TTK Hükümlerinin Değerlendirilmesi

Evaluation on Articles of Turkish Commercial Code Regarding the Duty of the Insured to Protect Insurer’s Rights of Recourse

Kübra YETİŞ ŞAMLI

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda sigorta ettirenin / sigortalının, sigortacının rücu haklarını koruma yükümlülüğüne ilişkin iki düzenleme bulunmaktadır. TTK m. 1448 uyarınca sigorta ettiren, rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda sigortacının üçüncü kişilere karşı olan rücu haklarının korunabilmesi için imkânlar ölçüsünde önlemler almakla yükümlüdür. TTK m. 1472/II uyarınca ise sigortalı, sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranması durumunda sigortacıya karşı sorumlu olur. Madde gerekçelerinden yola çıkarak kanun koyucunun neden aynı konuda iki düzenleme getirdiğini belirlemek imkânı bulunmamaktadır. Bu iki düzenlemeden birini yok saymak da mümkün olmadığına göre, her iki hüküm de uygulanacaktır. Şu hâlde, TTK m. 1448 ile TTK m. 1472/II’nin birlikte uygulanmasına ilişkin esasların tespiti gerekmektedir. Çalışmada bu iki düzenlemenin uygulanma alanlarının belirlenmesi ve birbirinden ayırt edilmesi amaçlanmıştır.

Sigorta, Halefiyet, Sigortalı, Sigortacının Rücu Haklarını Koruma Yükümlülüğü.

There are two articles in Turkish Commercial Code (Nr.: 6102) regarding the duty of the policy holder / insured to protect the insurer’s rights of recourse. According to Art. 1448 TCC, in the event that the risk is materialised or materialisation of the risk becomes highly probable, the policholder must, circumstances permitting, take measures to protect the insurer’s rights of recourse against third persons. According to Art. 1472/II TCC, the insured shall be liable against the insurer if the insured breaches the rights which have passed to the insurer. There is no explanation in the preamble of the TCC about the reason of regulating the same issue in two different articles. Since it is not possible to ignore one of these articles, both of them should be applied. Therefore, the principles regarding the application of Art. 1448/II and 1472 TCC have to be determined. The aim of this paper is to appoint and distinguish the scope of application of these articles.

Insurance, Subrogation, Insured, Duty to Protect Insurer’s Rights of Recourse.

6102 sayılı TTK’da, mal sigortaları bakımından1 sigortalının, sigortacının rücu hakkını koruma yükümlülüğüne ve bu yükümlülüğün ihlalinin yaptırımına ilişkin olarak iki düzenleme mevcuttur. Sigorta ettirenin zararı önleme, azaltma ve sigortacının rücu haklarını koruma yükümlülüğüne ilişkin TTK m. 1448 hükmü uyarınca sigorta ettiren2, rizikonun gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu3 durumlarda, zararın önlenmesi, azaltılması, artmasına engel olunması veya sigortacının üçüncü kişilere karşı olan rücu haklarının korunabilmesi için imkânlar ölçüsünde önlemler almakla yükümlüdür. Sigorta ettiren, sigortacının bu konudaki talimatlarına olabildiğince uymak zorundadır. Birden çok sigortacının varlığı ve bunların birbirine aykırı talimatlar vermeleri hâlinde sigorta ettiren, bu talimatlardan zararın azaltılması ve rücu haklarının korunması bakımından en uygun olanını dikkate alır. Bu yükümlülüğe aykırılık sigortacı aleyhine bir durum yaratmışsa4, kusurun ağırlığına göre5 tazminattan indirim yapılır.

Sigortacının kanuni halefiyetini düzenleyen TTK m. 1472/II’de ise, sigortalının sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranması durumunda sigortacıya karşı sorumlu olacağı hüküm altına alınmıştır.

6762 sayılı (eski) TTK’da, kara sigortalarına6 ilişkin olarak TTK m. 1448’e paralel hüküm olan eTTK m. 1293’te, sigorta ettirenin, sigortacının rücu haklarını ihlal edici davranışlarda bulunmama yükümlülüğüne değinilmemiştir. Dolayısıyla bu hususa dair tek düzenleme, eTTK m. 1301/II’dir. TTK m. 1448 hükmünde sigortacının rücu haklarını koruma yükümlülüğü, rizikonun gerçekleşmesinden sonraki safhanın tamamını kapsar şekilde düzenlendiği hâlde, eTTK m. 1301/II hükmü aynen7 TTK m. 1472/II’ye alınmıştır. Böylelikle aynı yükümlülüğe ilişkin iki düzenleme getirilmiştir8.

;