Türk Ticaret Kanunu’na Göre
“Fiili Taşıyıcı”nın Tâbi Olduğu
Hukuki Esaslar

The Legal Principles to Which Actual Carrier is Subject to

Nurdan ORBAY ORTAÇ, Umut AKDENİZ

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile getirilen “Fiilî Taşıyıcı” müessesesinin incelendiği bu makalede, bu hususta yapılan düzenlemenin olumlu ve olumsuz yönleri tespit edilmeye çalışılmıştır.

Eşya Taşıma, Asıl Taşıyıcı, Fiilî Taşıyıcı, Müteselsil Sorumluluk.

In this essay having been examined the provisions of “Actual Carrier” which based on Turkish Commercial Code no.6102, was tried to determined the positive and negative aspects of these new provisions.

Carriage of Goods, Contracting Carrier, Actual Carrier, Joint Liability.

§ 1. Giriş

6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda, ticaret hukukuyla ilgili olarak pek çok alanda değişiklik yapılmıştır. Bu değişikliklerden bazıları taşıma hukukuna ilişkindir. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun “Kıymetli Evrak” başlıklı Üçüncü Kısmında yer alan taşıma hukukuna ilişkin düzenlemelere, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda isabetli bir şekilde “Taşıma İşleri” başlığı altında ayrı bir kitap olarak yer verilmiştir. Bununla beraber 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunuyla, Türkiye’nin tarafı olduğu uluslararası anlaşmalar ve Avrupa Birliği düzenlemeleri de nazara alınarak taşıma hukukuna ilişkin, özellikle taşıyıcının sorumluluğu hususunda, reform niteliğinde yenilikler getirildiğini de söylemek mümkündür. Bu yeniliklerden birisi de, fiilî taşıyıcıya ilişkin düzenlemeler kapsamında karşımıza çıkmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunuyla, fiilî taşıyıcı, taşıma sözleşmesinin tarafı olmasa dahi sorumluluk hükümleri bakımından aynı Kanunun sözleşmeye aykırılığın sonuçlarına ilişkin hükümlerine tabi kılınmıştır.

Bu çalışmamızda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Dördüncü Kitabında yer alan “fiilî taşıyıcı” incelenecektir. Anılan Kanunun “Deniz Ticareti” başlıklı Beşinci Kitabında yer alan “fiilî taşıyan” inceleme konusu dışında bırakılmıştır.

I. Eşya Taşıma Sözleşmesinde Taşıma İşinin Bir Başkasına Devri Meselesi

Asıl borç ilişkilerinde kural olarak borcun ifasının borçlu tarafından bizzat ifası gerekmekle beraber; borcun bizzat borçlu tarafından ifasında alacaklının yararının olmadığı hallerde, borcun ifasının üçüncü bir şahsa devri mümkündür (6098 s. TBK m.83). Özellikle borçlunun bilgisinin, tecrübesinin, kişisel özelliklerinin alacaklı yönünden önem taşıdığı hallerde borcun borçlu tarafından ifası gerekir; ancak tarafların aksini kararlaştırması mümkündür.

;