Arama yapmak için lütfen yukarıdaki kutulardan birine aramak istediğiniz terimi girin.

Yağma Suçu ve Cebir Kavramı

The Plunder and the Consept of Violence

Arş. Gör. Ezgi CANKURT*

5237 sayılı TCK’nın 148. maddesinin 3. fıkrasında; mağdurun, herhangi bir vasıta kullanılması sonucunda kendisini bilemeyecek ve savunamayacak hale getirilmesi cebir sayılmıştır. Bu özel düzenlemenin varlığı, cebrin unsur teşkil ettiği suçlar bakımından bu varsayımın uygulanıp uygulanmayacağı hususunda net bir cevap vermemektedir. Fakat Cebir Suçunun düzenlendiği TCK m.108’de de açıkça bir sınırlandırma yapılmamıştır. Söz konusu husus sadece madde gerekçesinde açıklanmıştır. Kanımızca, genel hükümlerde tanımlayıcı bir norm bulunması tereddütleri ortadan kaldıracaktır. Mevcut düzenleme ile, cebrin ayrı bir unsur olarak madde metninde yer aldığı suçlar bakımından; mağdurun direncini kıran her şey, cebir sayılmalıdır.

Yağma Suçu, Yağma Suçunda Cebir Kavramı, Tanımlayıcı Norm.

According to the Article 148/3 of Turkish Penal Code no 5237; Injury of the victim by any means in such a way to cause loss of conscious and strength to defend oneself is also considered violence in offense of plunder. The existence of this special arrangement does not provide a clear answer regarding whether the application of these assumptions with regard to offenses that constitute elements of violence. But the violence crime in the Article 108 of TPC no 5237, where it is yet clearly limited. The relevant matters are described only in the motives of the article. In our opinion, a defining rule in general terms will eliminate all the doubts. With existing regulations, according to the offenses that includes the violence as a separate element in the terms of the article’s text; anything broke the resistance of the victim, should be considered as violence.

The Plunder Crime, The Consept of Violence in the Plunder Crime, Defining Rule.

GİRİŞ

Yağma Suçu, Malvarlığına karşı suçlar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ikinci kitabının "Kişilere Karşı Suçlar" başlıklı ikinci kısmının onuncu bölümünde düzenlenmiştir. 5237 sayılı TCK, Malvarlığına Karşı Suçların bulunduğu yer açısından, 765 sayılı TCK'dan farklı bir yol izlemiştir. Kişilere Karşı Suçlar kısmında yer alması, Kanun Koyucunun "bireye öncelik vermesi ve bunun sonucu olarak bireylere karşı suçların topluma ve devlete karşı suçların düzenlenmesi şeklindeki genel suç politikası yaklaşımının bir görünümüdür."1 Malvarlığına2 karşı suçların sadece malvarlığına yönelik hukuksal değerleri koruduğu düşünülse de, ceza kanunumuzun sistematiğinde düzenlendikleri yer itibariyle de değerlendirildiğinde; kişilere yönelik koruma içerdiği de görülmektedir.3

Tam ve sağ doğumla başlayan kişilik (Medeni Kanun m.28)4, bireye bazı kişilik hakları da bahşeder. İnsan hakları kişilik kavramına uluslararası bir koruma sağlarken; 1982 tarihli Anayasa'nın 2., 12., 17. ve 35. maddeleri ise ulusal bir koruma sağlar. Söz konusu maddeler kişilikle bağlantılı hakları düzenlemektedir.5 Suç konumuz ile bağlantılı kişi haklarından vücut bütünlüğü de mutlak olarak koruma altındadır.6

İnceleme konumuz olan c e b i r k a r i n e s i yağma suçunun temel şeklinin düzenlendiği 5237 sayılı TCK'nın 148. maddesinin 3. fıkrasında yer almaktadır. Cebir karinesi ile bağlantılı olarak öncelikli olarak yağma suçunun unsurları incelenecek, daha sonra bu kavrama yönelik açıklamalarda bulunulacaktır.

;