Rekabet Yasağı Sözleşmesi Çerçevesinde Ceza Koşulu

Penalty Clause Within the Framework of Non-Competition Agreement

Arş. Gör. Aytuğ Ceyhun ÇAKIR*

Borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmediği hallerde, borçlunun tazminat yükümlülüğü, alacaklının zararının giderilmesine hizmet eden genel imkândır. Fakat borçlunun tazminat yükümlülüğünden söz edebilmek için, alacaklının zarara uğradığını ispat etmesi de gerekir. Taraflar arasında ceza koşulunun kararlaştırılması ise, hem alacaklıyı uğramış olduğu zararı ispat külfetinden kurtarır hem de borçluyu borcuna uygun davranmaya sevk eder. Çalışmamızda öncelikle bu doğrultuda, ceza koşulu kavramından ve niteliklerinden söz edilmiş olup, esasen rekabet yasağı sözleşmesi ile işçinin rekabet yasağına aykırı davranışı halinde gündeme gelen ceza koşulu meselesi irdelenmiştir.

Ceza Koşulu, Rekabet Yasağı Sözleşmesi, İş Sözleşmesi, İşçi, İşveren.

In case of non-performance or improperly performance of an obligation, the liability of debtor for compensation is the general possibility that serves compensation for a loss of the creditor. However, the creditor needs to prove his damages in order to mention liability of debtor for compensation, as well. Agreement on a penalty clause between the parties, eliminates the burden of proof over the creditor’s damages and also leads the debtor to act according to his debt. In this paper, first of all, the term of penalty clause and its features are covered, primarily non-competition agreement and the matter of penalty clause that comes to the fore in the event of employee’s act contrary to non-competition, are examined.

Penalty Clause, Non-Competition Agreement, Employment Contract, Employee, Employer.

I. GİRİŞ

Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür (TBK. m.112). Bir başka deyişle, borçlunun alacaklıya karşı bir tazminat borcu söz konusu olur. Fakat, alacaklının borçluya uğramış olduğu zararı tazmin ettirebilmesi, zararın ispatına bağlıdır. Alacaklının zararını tazmine yönelik bu gibi külfetlerden kurtulabilmesi ve borçlunun borcuna uygun hareket etmesini sağlamak için başvurabileceği en etkin yol, taraflar arasında ceza koşulu kararlaştırılmasıdır1. Elbette ki, alacaklının alacağını güvence altına alma bakımından rehin ve kefalet gibi teminat sözleşmelerine de başvurma imkanı vardır. Ancak, sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi halinde borçluya belirli bir miktar para ödeme taahhüdünde bulunulması olarak ifade edilen ceza koşulu, çoğu zaman alacaklının çok daha lehinedir ve uygulamada sıkça kararlaştırılmaktadır2.

İnşaat sözleşmeleri gibi büyük çaplı eser sözleşmelerinde, ticari nitelikteki satım sözleşmelerinde, sözleşme hükümleri arasında bir de ceza koşuluna yer vermek neredeyse teamül haline gelmiştir3. İşverenin iş organizasyonu, müşteri çevresi ya da üretim tekniklerine dair bilgilerin korunması amacıyla işçisi ile rekabet yasağı sözleşmesi yapması ve işçinin rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranışının bir ceza koşuluna bağlanması da bu doğrultuda sayılabilecektir4.

Bu kapsamda ise çalışmamızda öncelikle ceza koşulu kavramından ve arz ettiği özelliklerden bahsedilecek, ardından rekabet yasağı sözleşmesi ile işçinin rekabet yasağına aykırı davranışı halinde gündeme gelen ceza koşulundan etraflıca söz edilecektir.

;