Arama yapmak için lütfen yukarıdaki kutulardan birine aramak istediğiniz terimi girin.

Fatullayev Azerbaycan Davası Işığında 
Adil Yargılanma Hakkı

The Case of Fatullayev v. Azerbaijan under the Scope of Right to a Fair Trial

Hazal ALGAN

Söz konusu dava Eynulla Fatullayev’in Azerbaycan Cumhuriyeti’ne açtığı 10.10.2007 ve 40984/07 başvuru numaralı davadır. Davanın başvuranı Fatullayev 1976 doğumludur ve Bakü’de yaşamaktadır. Başvuru sahibi, Azerbaycan dilinde yayınlanan gazete Gündelik Azerbaycan Gazetesi’nin aynı zamanda Rus dilinde yayımlanan Realny Azerbaycan’ın kurucusu ve baş editörüdür. Bu gazetelerde genellikle sert bir dille hükümet ve çeşitli kamu görevlilerini eleştiren makaleler bulunmaktadır. İlgili davanın başvuranı Eynulla Fatullayev hakkında, gazetesinde yayınlanan bir yazısının tahkir, bir yazısının ise terör tehdidi içermesi sebebiyle, hakkında hukuk ve ceza davaları açılmıştır. Fatullayev AİHM’e yaptığı başvuruda, gerek soruşturma gerekse kovuşturma evresinde AİHS m. 6 çerçevesinde adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddia etmiştir. Bu ihlaller adil yargılanma hakkının yapı taşını oluşturan, anlaşmanın 6/1’de düzenlenen hâkimin tarafsızlığı ve 6/2’de düzenlenen masumiyet karinesi ihlalleridir. Mahkeme yaptığı incelemeler sonucunda da bu ihlallerin varlığını oybirliği ile kabul etmiştir.

Tarafsız Yargı, Eynulla Fatullayev, Masumiyet Karinesi, Realny Azerbaycan, Gündelik Azerbaycan, Hâkimin Tarafsızlığı, AİHS madde 6/1, AİHS madde 6/2.

Eynulla Fatullayev was accused of threat of terrorsim and defamation because of the articles of he had written in his newspaper. Therefore the applicant had been sued in sets of civil and criminal proceeding. The court determined that there are two violations about right to fair trial. 1. Impartial Tribunal Judge Ismayilov, who heard the criminal case, was the same judge who had previously examined the civil action against the applicant. In the criminal proceedings, Judge Ismayilov had routinely rejected the applicant’s “lawful requests”. The Court says that the nature of liability under civil law is different from that under criminal law and that different standards of proof apply in civil and criminal cases and that a criminal conviction does not preclude a finding of civil liability arising from the same facts. Also, a situation where the same judge examines the questions of both civil liability and criminal liability arising from the same facts does not necessarily affect the judge’s impartiality. Whether the accused’s fear of a lack of impartiality can be considered to be objectively justified depends on the special features of each particular case. Both sets of proceedings concerned exactly the same set of allegedly defamatory statements made by the applicant. Ms Chaladze was the plaintiff in the first set of proceedings, while she was a representative in the second and she made essentially the same submissions in both sets of proceedings. In each set of proceedings, in order to determine whether the applicant was liable under either the civil or criminal law on defamation, the judge was called upon to assess essentially the same or similar evidentiary material. Under these circumstances, Court determined that having decided the civil case against the applicant, the judge had already given an assessment to the applicant’s statements and reached a conclusion that they constituted false information tarnishing the dignity of Khojaly survivors. The applicant was subsequently prosecuted under criminal law on defamation, doubts could be raised as to the appearance of impartiality of the judge who had already pronounced his opinion concerning the same allegedly defamatory statements made by the applicant. In the light of the special features of this particular case, the Court found that the applicant’s fear of the judge’s lack of impartiality could be considered as objectively justified. Thus, the Court held unanimously that there has been a violation of Article 6 § 1 of the Convention. 2. Presumption of Innocence The statement made by the Prosecutor General to the press on 31 May 2007 amounted to an infringement of the applicant’s right to the presumption of innocence. The court says that Cannot prevent the authorities from informing the public about criminal investigations in progress and the fact that the applicant was a well-known journalist required the State officials, including the Prosecutor General, to keep the public informed of the alleged offence and the ensuing criminal proceedings. This circumstance cannot justify the lack of caution in the choice of words used by officials in their statements. The statement at issue was made just a few days following the institution of the criminal investigation. It was particularly important at this initial stage, even before the applicant had been formally charged, not to make any public allegations which could have been interpreted as confirming the guilt of the applicant in the opinion of an important public official. In the present case the impugned statement was made by the Prosecutor General in an interview to the press, in a context independent of the criminal proceedings themselves. The Prosecutor General’s statement was reported, with almost identical word-for-word quotations. The statement unequivocally declared that the applicant’s article published in his newspaper “indeed contain[ed] a threat of terrorism”. The Prosecutor General made a further declaration that “the information within the applicant’s publication constitutes a threat of terrorism”. Under these circumstances, The Court observed that The Prosecutor General’s remarks prejudged the assessment of the facts by the competent judicial authority and could not but have encouraged the public to believe the applicant guilty before he had been proved guilty according to law. Thus, the Court unanimously held that there has been a violation of Article 6 § 2 of the Convention.

Presumption of Innocence, Impartiality of Judges, Convention 6&1, Convention 6&2, Eynulla Fatullayev, Realny Azerbaycan, Gündelik Azerbaycan.

1. İHLAL 
HAKİMİN TARAFSIZLIĞI

I. KARAR KONU OLAYIN ÖZETİ

Söz konusu ihlallerin ilki adil yargılanmanın yapı taşı olan hâkimin tarafsızlığına ilişkindir. İlk olarak değerlendirmemiz gereken Hoca katliamı kapsamında Azeri askerleri ve Hoca mağdurlarını tahkir ettiği iddiasıyla açılan ceza davasında Fatullayev’in yargılamasını yapan hâkimin tarafsızlığı meselesidir. Fatullayev, AİHM’e yaptığı başvuruda ceza davasına bakan hâkimin, daha önce kendisi hakkında açılan ve benzer iddiaları içeren hukuk davasında da hâkimlik yapmış olduğunu ve ceza davasındaki meşru taleplerini düzenli olarak reddettiğini belirterek hâkimin tarafsız olmadığı iddiasıyla adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

II. ÇÖZÜMÜ GEREKEN HUKUKİ SORUN

AİHM’e göre tarafsızlık iki “kavram” üzerine oturtulmuştur. Bunlar “öznel” ve “nesnel” tarafsızlık kavramlarıdır. Öznel tarafsızlık; hâkimlerin birey olarak kişisel tarafsızlığını anlatır. Mahkemeye göre usulüne uygun atanmış her hâkim aksi ispat edilinceye kadar öznel açıdan tarafsızdır. Hâkimin, başvurucunun taleplerinin çoğunu veya hepsini düzenli bir şekilde reddetmiş olması, öznel açıdan sübjektif olmadığı şüphesini doğurmaya yetmez. Bu çerçevede nesnel tarafsızlık testi yapılmalıdır. Nesnel tarafsızlık, “kurum” olarak mahkemenin tarafsızlığını ifade eder. Nesnel tarafsızlığa belirli olguların yarattığı her hangi bir şüphe neden olabilecektir. Burada görünüm bile önem taşımaktadır. Nitekim Mahkeme; ‘hakkında tarafsızlığından şüphe duyulması için meşru neden bulunan hâkimlerin çekilmesi gerektiğini’ açıkça belirtmiştir. Bu şüphenin objektif olarak meşrulaştırılmış olması gerekir. Davada esas önemli kabul edilen mesele demokratik bir hukuk devletinin mahkemelerinin kamu ve sanık nezdinde yaratması gereken güven duygusunu yaratıp yaratmadığı, bu duygunun zedelenip zedelenmediğidir ki burada sanığın algısı önem taşımaktadır.

III. MERCİLERİN GÖRÜŞLERİ

Yerel Mahkeme hukuk ve cezai davaların birbirlerinden bağımsız olarak yürümeleri ve içerik olarak birbirlerinden farklı olmaları sebebiyle atfedilen aykırılığı kabul etmemişleridir.