Türk Ceza Hukukunda Cenin Düşürtme ve Cenin Düşürme Suçları

Cengiz Otacı

I. GİRİŞ, TANIM, CENİNİN HUKUKİ STATÜSÜ

Yaşamın başlangıcı, anne rahmindeki canlının insan olup olmadığı, rahimdeki canlının yaşamına son verme gibi konular sadece hukukun değil, tıbbın, inancın ve etik alanın da önemli ve çetin bir sorunu olagelmiştir1.

Devletler, modern zamanlarda nüfusu, stratejik bir unsur olarak gördüğünden, toplumun dengeli gelişimi sağlamak, ekonomik faaliyetlerle nüfusu belirli seviyede tutmak, gelir dağılımını adil kılmak için, nüfus artışını teşvik edeci tedbirler almanın yanında, bazen de azaltıcı önlemlere başvurmaktan geri durmamıştır. Batıda genç nüfusun azalması, doğurganlığı artırmak için Avrupa ülkelerini teşvik paketleri hazırlamaya sevk ederken, Çin, nüfusunu azaltmak için katı kurallar getirmiştir. Devletlerin nüfus politikası, insan hakları kavramı ışığında yeniden yorumlanarak, bireylerin çocuk sahibi olma ya da dünyaya gelecek çocuktan vazgeçme hakkı, nüfus politikası bağlamında kanunlarla belirlenmiştir. Dünya üzerindeki devletler, nüfus politikalarına, cinselliğe ve insan haklarına bakışlarıyla2 gebeliğin sonlandırılmasını bazı kurallara bağlamış, kimileri belirli bir süreyi aşmış gebeliği sonlandıran eylemleri suç olarak tanımlamıştır. Gebeliğin, anne-çocuk sağlığının takibi, gebeliğin sona erdirilmesinin belli kurallara bağlanması, cenin olarak tanımlanan canlının korunması, sadece devletlerin nüfus politikaları ile açıklanamaz. Bunun arkasında sağlıklı nesiller yetiştirmek, aile/birey psikolojisini korumak, ailenin devamına imkân tanımak, nüfus artışını öngörülebilir kılmak ve nihayet cenin denilen anne karnındaki canlının yaşam hakkına saygı gelmektedir.

Her ne kadar ceza hukukunda tam ve sağ doğum olmadıkça anne karnındaki ceninin insan olduğu kabul edilmemekte ise de, hukuk düzeni, dünyaya gelmemiş olsa bile bu canlıyı yok saymamış, görmezden gelmemiştir. Gerçekten de, cenin hakları adı altında, ceninin hak ehliyeti sahibi olması (MK 28), miras (MK 582, 643), haklarının korunması için kayyım atanması (MK 427) ve nihayet yaşam hakkı olduğunu kabul etmiştir. Bu çalışmada ceninin yaşam hakkı bağlamında cenin düşürtme/düşürme üzerinde durulacaktır.

;