Avukatların İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokma Eylemleri

Necati Meran

Avukatların infaz kurum ve tutukevlerine yasak eşya sokma biçiminde eylemleri, kanunî unsurları ve Yargıtay uygulaması ışığında incelenmektedir.

Avukat, İnfaz Kurumu ve Tutukevi, Yasak Eşya, Avukatlık Mesleği.

I- Giriş

İnfaz kurumu na veya tutukevi ne yasak eşya sokma suçu 5237 sayılı TCK’nın (YTCK) 297. maddesinde düzenlenmiştir. Bu madde metninde bazı eşyaların yetkisiz olarak ceza infaz kurumlarına sokulması veya bulundurulması suç hâline getirilmiş; ceza infaz kurumlarındaki düzen, mahkûm ve tutuklular arasındaki huzur ve sükûnun korunması amaçlanmıştır. Korunan hukuki değer, adliyenin ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde düzenin sağlanmasına ilişkin saygınlığıdır.

İnfaz kurumuna veya tutukevine silâh, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme aracı sokan veya bulunduran ve maddenin 2. fıkrasında öngörüldüğü üzere yetkili makamlarca yasaklanan eşyayı sokan veya bulunduran ya da kullanan herkes bu suçun faili olabilir. Yasak eşyayı, cezaevine sokan ve bulunduran ya da kullanan aynı kişi olabileceği gibi, ayrı ayrı kişiler de olabilir.

Kamu görevlisi olan ya da olmayan belli kişiler tarafından işlenebilen suç, özgü suç niteliği taşımaz. Ancak fail, bir kamu görevlisi de olabilir. Avukatların da bu suçun faili olması olanaklıdır. Ancak avukatın cezaevi girişinde, yasak eşya sokarken yakalanması durumunda görevi kötüye kullanma suçundan mı yoksa 297. maddede1 öngörülen suçtan mı yargılanması gerekeceği tartışılabilir. Bu konuya yazımızın ileri aşamasında değineceğiz.

;