Arama yapmak için lütfen yukarıdaki kutulardan birine aramak istediğiniz terimi girin.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi’nin 2016 ve 2018 Yılları Arasında Verdiği Kararlarda Gündeme Gelen Önemli Anayasal Sorunlardan Bir Kesit - Türkiye ile Karşılaştırmalı Bir İnceleme

The Significant Constitutional Problems Appearing from the Judgments of the Turkish Republic of North Cyprus Constitutional Court Between 2016 and 2018 - A Comparative Analysis With Turkey

Fazıl SAĞLAM, Sıla TATLIDİL

Çalışmada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi’nin (K.K.T.C. AYM) 2016 ve 2018 yılları arasında verdiği kararlarda gündeme gelen önemli anayasal sorunlar Türkiye ile karşılaştırmalı olarak işlenmiştir. Güncel boyutu olan bu sorunlar, her iki ülke açısından ufuk açıcı ve verimli bir bilimsel tartışmaya zemin oluşturacak özellikler taşımaktadır. İnceleme sonunda varılan sonuçlar şöyle özetlenebilir. K.K.T.C. AYM, kendi yetki alanı içinde kalmaya özen göstermekle birlikte, normun düzenlediği nesnel alanda normun unsuru niteliği kazanan kesitin (norm alanının) zaman içindeki değişimini gözlemleyerek, bu değişime ayak uydurmaya çalışmaktadır. Kararlarda belirlediğimiz bir başka özellik, K.K.T.C. Anayasası’nda (K.K.T.C. AY) yer alan hak ve özgürlüklerden her birinin yapısı ve niteliğinden kaynaklanan çeşitliliğin ve farklılığın Mahkemece isabetle değerlendirilmesi ve dolayısıyla genel sınırlama eğiliminden olabildiğince uzak kalabilmesidir. Bunda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ile kurulan paralelliğin önemli bir payı vardır. Kararların genel gelişim çizgisi, yasama, yürütme ve yargı organlarının uyum içinde çalışmaları halinde, Anayasa değişikliğine gerek kalmadan önemli sorunların çözülebileceğini göstermektedir. Zaten K.K.T.C. AY’ın değiştirilmesindeki güçlük, böyle bir uyumu zorunlu kılmaktadır. Buna karşılık Anayasa’ya göre, soyut norm denetimini harekete geçirecek olan iki kategori arasındaki nitelik farkını gözden kaçırmış olması, gerekçelerde zaman zaman yapay ve gereksiz açıklamaların yer alması, eleştiri konusu yapılabilir. Ancak, Mahkeme’nin içtihatlarındaki genel gelişim çizgisi, bu eksikliğin de ilk fırsatta aşabileceğine işaret etmektedir.

Norm Alanı, Hakkın Özü, Uluslararası Andlaşmalarda Yargısal Denetim, Toplu İş Sözleşmesinde Üst Sınır, Askeri Yargının Özgül Alanı, Prematüre Dava, Yürürlüğü Durdurma.

This study aims to examine main constitutional issues discussed in the decisions of Turkish Republic of Northern Cyprus (T.R.N.C.) Constitutional Court between 2016-2018 in comparison with Turkey. These up-to-date issues have stimulating and fruitful scientific characteristics for both countries. The results of the study can be summarized as follows. Constitutional Court of the T.R.N.C., while taking care to remain within its jurisdiction, tries to keep up with the change by observing the change of the cross-sectional area (norm area). Another characteristic that we observe in the Court decisions is the fact that the diversity arising from the nature of each of the rights and freedoms set out in the T.R.N.C. Constitution can be assessed as accurately as possible by the Court and therefore the Court avoids as far as possible from the general limitation tendency. As for that, inspiration comes from the European Convention on Human Rights (ECHR). The case load of the European Court of Human Rights shows that major issues could be solved without any constitutional amendments if the state powers work in harmony. Thus, hardship on amending the T.R.N.C. Constitution necessitates such harmony. On the other hand, there are certain points that can be criticized such as; to miss characteristic differences that trigger abstract review of norms and artificial and unnecessary explanations that can be observed in some Court judgments. Yet, the case load of the Constitutional Court of the T.R.N.C. indicates that such critiques could be overcome.

Norm Area “Normbereich”, The Essence of the Right, Judicial Review in International Conventions, The Upper Limit in the Collective Bargaining Agreement, Area of Military Jurisdiction.

Giriş

K.K.T.C. Anayasası’nın, Türkiye için taşıdığı anlam ve önemin, başka anayasalara göre çok daha yakın ve büyük olduğunu söylemek, gerçeğin ifadesi sayılabilir. Çünkü K.K.T.C. AY, bizim 1961 Anayasası’nın K.K.T.C.’ye adapte edilmiş ve güncelleşmiş bir ürünüdür. Bu Anayasa’nın 1985’de yapıldığı göz önünde tutulursa, 1982 Anayasası’ndan da bazı esintiler taşıması doğaldır. Ancak K.K.T.C. AY kurucuları, bu açıdan son derece dikkatli davranmış ve sadece çoğulcu demokrasi ile bağdaşabilecek içerikte olan ve anayasal sorunları çözmede yararlı olabilecek düzenlemeleri özenle seçip ayırmayı başarabilmiştir. Aynı şeyi K.K.T.C. AYM kararlarında da görmek mümkündür. Kararlarda sık sık Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi (T.C. AYM) kararlarına ve Türk Hukuk Öğretisi’ne göndermeler (atıflar) yapılmaktadır. Ancak K.K.T.C. AYM bunları da özenle seçip kendi Anayasasını geliştirici bir yönde kullanmaktadır. Hukukta gelişme, bağımsız ve tarafsız bir yargı düzeninin varlığına bağlıdır. K.K.T.C. yargı düzeni, Anayasa Mahkemesi’ni (AYM) de içeren Yüksek Mahkeme başta olmak üzere yasama ve yargı organından organik olarak bağımsız bir yapı göstermekte, bunun yanısıra kendi alanından taşmamaya da büyük bir özen ve çaba göstermektedir. Bunda İngiliz geleneğinin de etkisi bulunduğu yadsınamaz. K.K.T.C. AYM, bu çerçevede bir bağımsızlığı içselleştirdiği gibi, yasama ve yürütme organları da bu yapıyı kendileri için uyarıcı bir işlev yerine getirmesi bakımından benimsemiş durumdadır. Yargı organının yasama ve yürütmeden katı bir biçimde ayrılmış olmasının bu organları fazla tedirgin ettiği söylenemez.

K.K.T.C. AYM’nin 2016 ve 2017 yıllarında verdiği kararların Türkiye ile bağlantı kurabilme açısından oldukça verimli geçtiğini şimdiden söyleyebiliriz. Doğrusu aranırsa 2018 kararları da tarafımızdan gözden geçirilmiştir. Ne var ki bu kararların çoğu, K.K.T.C.’ye özgü bir içerik taşımaktadır. Bu nedenle 2018 kararlarından Türkiye’deki gelişmelerle bağlantı kurulabilecek tek bir örnek vermekle yetinilmiştir. Denilebilir ki 2016 - 2018 yıllarına ilişkin kararların seçiminde ve sınıflandırılmasında, Türkiye ile anlamlı bir bağlantı kurma amacı belirleyici olmuştur. Çalışmanın ileriki bölümlerinde kararların yalnızca esas yönüyle değil, yöntemsel (metodik) açıdan da Türkiye için örnek oluşturabilecek zenginlikte olduğu görülecektir.

I. Usule İlişkin Sorunlar

31.03.2017 tarihinde karara bağlanmış olan D. 3/20171 sayılı dava, anayasa yargılama usulünde erken yapılmış itiraza verilebilecek örneklerden biridir.2 AYM’ye havale kararı, bir boşanma davası ilgili olarak verilmiştir. Anılan davada davacı, 3 yılı aşkın bir süre ayrı yaşama olgusunu gerekçe göstererek boşanma emri verilmesi ve buna bağlı olarak evlilik birliği kapsamında edinilen malların yarısının kendisine verilmesi talebinde bulunmuştur. Mahkeme ise davalının mal paylaşımına ilişkin Aile Yasası’nın 26. maddesinin anayasaya aykırı olduğu iddiası üzerine anılan maddenin davada karar verilmesinde etkili olduğunu ve daha önce bu konuda AYM tarafından karar üretilmediğini belirterek konunun AYM’ye havale edilmesine karar vermiş, bu karar davacı tarafından istinaf edilmemiştir.3

;