Eşlerden Birinin Ölümünün Boşanma Davasına, Edinilmiş Mallara Katılma Rejiminin Tasfiyesine ve 
Miras Hakkına Etkisi

Ferhat KAYIŞ

Bu çalışmada uygulamada sorun yaşanan konulardan biri olan boşanma davası devam ederken eşlerden birinin ölümü halinde, kusurlu olan sağ kalan eşin mirasçılığının önlenmesi konusunda Türk Medenî Kanununun 181’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan hükmün nasıl uygulanması gerektiği ele alınmıştır. Bu bağlamda özellikle ölen eşin mirasçılarının devam edeceği davanın hukukî niteliği, hükmün uygulanması bakımından karşı tarafın kusur derecesinin ne olduğu ve mirasçıların ölen kişinin iddiaları ve delilleriyle bağlı olup olmadığı incelenmiştir. Daha sonra, eşlerden birinin ölümünün, tarafların arasındaki mal rejiminin tasfiyesine ve miras hakkına etkileri üzerinde durulmuştur. Bu açıdan, eşlerden birinin ölümü halinde, öncelikle mal rejiminin tasfiyesine mi yoksa doğrudan miras paylaşımına mı gidileceği konusu açıklığa kavuşturulup edinilmiş mallara katılma rejimini tasfiyesi usûlü ve sağ kalan eşin miras payının ortaya çıkarılması konuları üzerinde durulmuştur. Ayrıca sağ kalan eşin katılma alacağı ile miras payı arasındaki ilişki, çalışmamızda inceleme konusu yapılan hususlardan birisidir.

Boşanma Davası, Eşlerden Birinin Ölümü, Mirasçılar, Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi, Tasfiye, Katılma Alacağı, Miras Paylaşımı.

I. GİRİŞ

Hak, özü itibariyle hukuk tarafından tanınan yetkiler ile korunan menfaatler bütününü ifade eder1. Hakların kazanılması veya kaybedilmesi, ya bir hukukî işlem veya hukukî bir fiil ya da bir hukukî olay sonucunda gerçekleşir2.

Günlük hayatta meydana gelen bütün olaylara hukuk tarafından bir sonuç bağlanmaz. Ancak hukukun önemli bulduğu ve kendisine bir sonuç bağladığı olaylar, hakların kazanılmasında veya kaybedilmesinde önem arz eder. Bu bağlamda hukukî olayları, hukukun kendisine bir sonuç bağladığı olaylar olarak tanımlayabiliriz3. Ölüm olayı da hukukun kendisine birçok açıdan sonuç bağladığı hukukî olayların başında gelmektedir.

Uygulamada eşlerden birinin ölümü durumunda, öncelikle miras paylaşımına mı yoksa edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesine mi gidileceği sorusu akıllara gelmekte; birçok uygulayıcı bu konuda tereddütlere düşmektedir. 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu, 01 Ocak 2002’de yürürlüğe girmesine rağmen, o günden bu yana eşlerden birinin ölümü durumunda birçok olayda doğrudan miras paylaşımına gidilmekte; edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi ise göz ardı edilmektedir. Keza bir boşanma davası açıldığında, dava sırasında veya temyiz aşamasında eşlerden birinin ölümünün, söz konusu dava bakımından ne gibi sonuçlar doğuracağı; başka bir deyişle evliliğin boşanmayla mı yoksa ölümle mi sona ereceği konusunda bir takım sorunlar yaşanmaktadır. Bu konuların açıklığa kavuşturulması, şüphesiz tarafların hakları ve istemleri konusunda önemli değişiklere yol açacaktır.

;