Arama yapmak için lütfen yukarıdaki kutulardan birine aramak istediğiniz terimi girin.

Yapı Denetimi Görevini
 Kötüye Kullanma Suçu (4708 S.K. m.9)

Misfeasance Offence in Building Inspection
 (Act No.4708 Art.9)

Cüneyd ALTIPARMAK

Bu makalede, yapı denetimi kavramı, yapı denetimi kapsamındaki yapılar ve yapı denetim kuruluşlarının görevleri anlatılmıştır. Bu görevlerden yola çıkarak, yapı denetimi görevini kötüye kullanma suçu izah edilmiş ve benzer suçlardan farkı ele alınmıştır.

Yapı Denetim, Görev, Görevi Kötüye Kullanma Suçu.

In this article, the building inspection concept, the buildings under the control of building inspection and the duties of building inspection institutions are explained. Based upon these duties the misfeasance offence is analyzed and the difference from the similar offences is reviewed.

Building Inspection, Duty, Misfeasance Offence.

I. Giriş

Günümüzde yapılardaki denetim sistemi sayesinde yeni inşa edilen binaların denetlenmesi ve bu binalara güvenilirlik onaylarının verilmesi için yapı denetim mevzuatı tesis edilmiştir. Ülkemizde geçmişte, inşa edilen binaların hiçbirinde bir denetim sürecine tabi olmak söz konusu değildi. Denetlenmeyen bu yapıların deprem sonrasında yıkılmaları, ülkemizde ciddi bir şekilde denetimin olduğunu ve mevcut yapının bunu sağlamadığını gösterdi.

Mevzuat açısından, denetim mekanizmasının onay vermediği inşaatların çalışmaması, ilerlememesi lazımdır. Beton dökme, demir bağlama, kalıp sökme vs süreçlerin tamamında ve nasıl bulunulması gerektiği açıkça mevzuatta düzenlemiştir. Ancak uygulamada, bu böyle olmamaktadır. Bu aksamaları düşünen kanunkoyucu, inceleme yaptığımız bu suçu ihdas etmiştir. Bu makalemizde, konunun uygulamaya dönük yönünü, kararlar çerçevesinde ele alacağız.

3194 sayılı İmar Kanununun 5’inci maddesine göre, “Karada ve suda, daimi veya muvakkat, resmi ve hususi yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve sabit olmayan tesislerdir.” 3194 sayılı İmar Kanununun 20’nci maddesine göre, kuruluşlarca veya kişilerce kendilerine ait tapusu bulunan arazi, arsa veya parsellerde veya kuruluşlarca veya kişilerce, kendisine ait tapusu bulunmamakla beraber kamu kurumlarının ve kuruluşlarının vermiş oldukları tahsis veya irtifak hakkı tesis belgeleri ile imar planı, yönetmelik, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılan mimari esere, binaya denir.

Bu konuda bina kavramının ruhsatlandırılma zorunluluğu olan bir yapı olması niteliği itibarıyla, TCK kapsamında nitelendiğini düşündüğümüzü belirtmek isteriz. Nitekim Yargıtay bir kararında, sökülüp taşınabilir nitelikte olmakla beraber mevcut durumu itibariyle radial temel üzerine prefabrik olarak yapılan tek katlı yapının kalıcı nitelikte olduğunun bilirkişi raporu ile belirlenmesi karşısında, suça konu yapının bina niteliğinde olduğu gözetilmeden verilen beraat kararının hukuka uyar olmadığına işaret eden karar vermiştir1. Bir başka kararda ise, ahşap dikmeler üzeri pergole ve iki yan cephede 10.00 mt uzunluğunda 1.80 mt. yüksekliğinde sürgülü doğrama cam malzeme ile kapatılarak kullanılır durumda yapılan ve bilirkişi raporunda kapalı alan oluşturduğundan bahsedilen temeli olmayan yapının, İmar Kanunu'nun 5. maddesindeki tanıma uyan “bina” vasfında olup olmadığı tartışılmadan karar verilmesini eksik olarak belirlemiştir2.

Yine İmar Kanununun 4’üncü maddesine göre, “2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ve 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun ile diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümleri uygulanır. (Değişik ikinci fıkra: 31.10.2016 - KHK-678/6 md.) Türk Silahlı Kuvvetlerine, Sahil Güvenlik Komutanlığına, Jandarma Genel Komutanlığına ve Emniyet Genel Müdürlüğüne ait harekat, eğitim ve savunma amaçlı yapılar için bu Kanun hükümlerinden hangisinin ne şekilde uygulanacağı Millî Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir.” Bu kapsamın dışındaki yapılar, İmar Kanununa tabidir.

Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 1’inci maddesine göre, “(Değişik ikinci fıkra: 12.7.2013 - 6495/73 md.) Bu Kanun;

a) 3.5.1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun 26’ncı maddesinde belirtilen kamuya ait yapı ve tesisler ile 27’nci maddesinde belirtilen ruhsata tabi olmayan yapılar,

b) Bodrum katı dışında en çok iki katlı ve yapı inşaat alanı toplam 200 metrekareyi geçmeyen müstakil yapılar,

c) Entegre tesis niteliğinde olmayan tarım ve hayvancılık amaçlı yapı ve tesisler,

d) Köy yerleşik alanlarında, belediye ve mücavir alan sınırları içinde olmayan iskân dışı alanlarda ve nüfusu 5000’in altında olan belediyelerin belediye ve mücavir alan sınırları içinde bodrum katı ve çatı arası dışında en çok iki katlı ve yalnızca bir bodrum katın inşaat alanı hesaba katılmaksızın toplam inşaat alanı 500 metrekareyi geçmeyen konut yapıları ile bunların kömürlük, otopark, depo gibi müştemilatı,

;