Prof. Dr. Çetin Özek 
(1934 - 2008)

Galip DOĞAN

“… Özek sadece bizleri etkilememiş, bir dönemin Türk hukuk ve düşünce hayatına da damgasını vurmuştur.1961 Anayasası ile gelen özgürlükler, düşünce özgürlüğünün sınırsızlığı, örgütlenme özgürlüğü ile düşünce özgürlüğünün ayrılmaz birlikteliği, TCK 141 ve 142. maddeleri ile TCK 163. maddelerin eleştirisi, değerlendirmesi, basının haber verme işlevi, kamuya yararlık, güncellik, gerçeklik ölçütleri hep Özek’in saygın çabaları ile Türk hukuku yaşantısına girmiş ve yerleşmiştir…”1

Ceza Hukuku denince ilk akla gelen isimlerden birisi de şüphesiz Çetin Özek’tir. Zaten Özek soyadı, akademik çevrelere yabancı değildir. Babası Ömer Özek ve kardeşi Metin Özek Tıp profesörleri idiler. Metin Özek benim ‘Yeni Dergi’deki yazılarından tanıdığım bir isimdi. 1951’den beri de entelektüel çevrelerce bilinirdi.

60’lı yıllarda, 12 Mart dönemine kadar, Çetin Özek, adı adeta bir bayrak gibi dalgalanırdı. Forumların, toplantıların, açık oturumların ve mitinglerin en aranılan konuşmacılarından biriydi. Ağzından cevher saçar, kaleminden kan damlardı. O zamanlar hiç de hukuka ilgi duymadığım halde 1968’de çıkan ‘141- 142’ adlı kitabını okumuştum.

;