Sahte ve Muhteviyatı İtibarıyla 
Yanıltıcı Fatura Kullanımında 
Kanıt Yükü

Burden of Proof in Use of False and Misleading Invoice With Content

Nazlı Gaye ALPASLAN

Bilindiği gibi sahte fatura kullanımı veya düzenlenmesi vergi hukuku uygulamasında son yıllarda en çok problem yaratan konulardan biri olmaktadır. Maliye Bakanlığı bu konuda sürekli düzenlemeler yaparak vergi usul alanında sahte fatura kullanımını ve düzenlenmesini önlemeye çalışmaktadır. Alınan bütün önlemlere karşın ekonominin önemli bir kısmının kayıt dışı olduğu gerçeği dikkate alındığında sahte fatura kullanımı en aza indirgense de tamamıyla ortadan kaldırılması mümkün görülmemektedir. Sahte fatura kullanımı ve düzenlenmesi konusunda kasıt unsurunun tespiti ve değerlendirilmesi vergi incelemesini yapan vergi müfettişinin takdirine kalmış bir konudur. Çalışmamızda konuyla ilgili ayrıntılı açıklamalar ve sahte fatura konusunda ortaya çıkan vergi ihtilaflarındaki yargının bakış açısı da ortaya konulmaktadır.

Sahte Fatura, Sahte Fatura Düzenlenmesi, Sahte Fatura Kullanımı, Sahte ve Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Fatura, İspat Yükü, Kayıt Dışı Ekonomi.

As it’s known, using or drawing up a false invoice is one the subjects creating the most important problem in recent years in the tax legislation. The Ministry of Finance is trying to prevent using and drawing up false invoices, by making continuous adjustments in the tax procedure field. When it is taken into consideration that shadow economy constitutes a substantial part of the economy, it’s seen impossible to remove the use of false invoice notwithstanding the measures taken although it might be reduced to the minimum. Determination and evaluation of intent in use and drawing up of false invoice is a subject under discretion of the tax inspector performing the tax audit. Detailed explanations regarding to the subject and perspective of the courts in disputes arising on false invoice are put forth in our paper.

False Invoice, Drawing Up False Invoice, Use of False Invoice, False and Misleading Invoice With Content, Burden of Proof, Shadow Economy.

I. Giriş ve Bir Kaç Söz

213 sayılı VUK’un 359’uncu madde hükmüne göre kaçakçılık suçları için öngörülen ceza, kaçakçılık suçları ve cezaları başlığı altında sıralanmıştır.1 Yasa hükmünde belirtilen fiillerle vergi kaybına neden olan kişiler hakkında (limited şirketlerde müdürler, anonim şirketlerde yönetim kurulu üyeleri), hem 3 kat vergi ziyaı cezası uygulanmakta hem 18 aydan 3 yıla kadar hapis cezası talebi ile asliye ceza mahkemesinde dava açılabilmektedir.2

213 sayılı VUK’un 359’uncu maddesinde yer alan cezalarla ilgili en yaygın biçimde görülen fiil; sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge tanzim etmek veya kullanma fiilleri olmaktadır.3 Bu fiillerin dışında, ayrıca defterlerde ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapmak, defterleri, kayıtları ve belgeleri tahrif etmek, fiktif hesaplar açmak, defterleri, kayıtları ve belgeleri vergi müfettişlerine ibraz etmemek, basılması zorunlu faturaların ve diğer belgelerin anlaşmalı matbaalar dışında kimselere bastırılması vs.4

Bir faturanın sahte olup olmadığı, yanıltıcı fatura olup olmadığı, içeriği itibariyle sahte fatura olup olmadığı konularında çeşitli tanımlar yapılabilmektedir.5

Her ne kadar yasal düzenleme gereği, sahte fatura düzenleme ve kullanma açılarından her iki durumun idari yaptırımı aynı olsa da (3 kat VZC6 ) sahte fatura ile muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı fatura nitelik ve düzenleme/kullanma halinde tatbik edilecek hapis cezası açısından biri diğerinden farklılık arz etmektedir.7

II. Kavramsal Olarak Sahte Fatura Nedir?

213 sayılı VUK m. 359/b hükmüne göre, sahte belge: Hakiki bir işlem veya durum olmadığı halde adeta varmış gibi düzenlenen belgeler olarak tanımlanabilir.8

Bir başka açıdan, ortada vergiyi doğuracak gerçek bir işlemin “hiç olmaması” halinde sahte faturadan söz edilebilir.9

213 sayılı VUK hükümlerine göre yayımlanan genel tebliğler gereğince ticari işlemlerde bedeli 8.000,00 TL’yi geçen ticari alış verişlerin banka sistemi üzerinden geçirilmesi zorunludur. Ayrıca, yine 213 sayılı VUK’a paralel yayımlanan genel tebliğler gereğince ticari işlemlerde bedeli 5.000,00 TL’yi aşan mal ve/veya hizmet alım-satımlarının Ba Bs Formları yardımıyla her ay düzenli satıcı ve alıcı cephesinden elektronik ortamda Gelir İdaresi Başkanlığına bildirilmesi zorunludur. Bu uygulamalarla, bir ölçüde sahte belge alımı veya kullanımı veya düzenlenmesi önlenmeye çalışılmaktadır.10

Uygulamada, vergi inceleme elemanlarının, bir mükellefin sahte fatura düzenlediği konusunda düzenlemiş olduğu teknik rapor uyarınca (VTR) o mükellefin vergi kaydını VUK m. 160 hükümlerine göre resen silmekte ve ayrıca bu mükelleften mal alan bütün alıcıların alışlarını reddetmektedir.11

Ayrıca, sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullananlar veya düzenleyenler açısından düzenlenen vergi tekniği raporlarına göre mükellefler, KOD 4 veya KOD 5 diye adlandırılan özel esaslarla ilgili listeye alınarak sınıflandırılabilmektedir.12 Bu listelere girişler ve çıkışlar ile ilgili mağdur olan mükelleflerin ayrıca idari yargıda dava açma hakları mevcuttur.13

III. İçeriği İtibarıyla Yanıltıcı Fatura Nedir?

213 sayılı VUK m. 359/a’da bulunan tanıma göre; hakiki bir işleme veya duruma dayanmakla beraber bu işlemi veya durumu mahiyet veya miktar itibarıyla gerçeğe aykırı şekilde yansıtan faturaya veya belgeye “muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge” denilebilir.14

84 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin ilgili bölümünde sahte fatura veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı fatura konularında aşağıdaki şekilde tanımlamalara yer verilmiştir.15

;